Yeni yılın gelişi, birçok toplumda olduğu gibi Türklerde de yüzyıllar boyunca hem sembolik hem de toplumsal bir değer taşımıştır. Eski Türk kültüründe yılbaşı, kullanılan takvime göre 21 Mart Nevruz günü kutlanır; doğanın uyanışıyla birlikte yeni bir yılın başladığına inanılırdı. Bu tarih, yalnızca takvimsel bir değişimi değil; yenilenmeyi, bereketi, dostluğu ve barışı simgeleyen bir bayram havası…
İstanbul’un kalbinde, Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinde yer alan İBB Atatürk Müzesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatına ve fikirlerine adanmış en özel mekanlardan biridir. 1908 yılında inşa edilen üç katlı bu yapı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele hazırlıklarını yürüttüğü ve 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’yla Samsun’a hareket etmeden önce ikamet ettiği evdir. Bu…
Osmanlı’dan Günümüze Zarif Bir Miras: Ihlamur Kasrı
Kasır, küçük köşk olarak da tanımlanan, hükümdarların ve devlet ileri gelenlerinin dinlenme veya özel kullanım için yaptırdığı yapılardır. Osmanlı döneminde sarayların yanı sıra kasırlar da mimarinin önemli bir parçası olmuş, zamanla hem günlük yaşamın hem de diplomatik buluşmaların adresleri haline gelmiştir.
İstanbul’un köklü tarihinin ve saray yaşamının…
İstanbul’un Kültürel Kalbi: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
İstanbul’un sanatla iç içe geçmiş dokusunun en etkileyici mekanlarından biri olan Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu , şehrin kültürel belleğinde özel bir yere sahiptir. Şehircilik uzmanı Henri Prost’un 1930’lu yıllarda İstanbul için hazırladığı imar planında yer alan bu özel yapı, dönemin Vali ve Belediye Başkanı Lütfi…
İstanbul'un en göz alıcı yapılarından biri olan Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı Dönemi'nden Cumhuriyet'e geçişin en çarpıcı sembollerinden biridir. Saltanatın Batı'ya yönelik dönüşümünü, saray mimarisi aracılığıyla da gözler önüne seren Dolmabahçe, yıllar boyunca Osmanlı padişahlarını, önemli devlet adamlarını ve son olarak Mustafa Kemal Atatürk'ü ağırlamıştır.
Dolmabahçe Sarayı'nın inşası, Osmanlı modernleşme sürecinin bir parçası olarak Sultan Abdülmecid tarafından 1843…
Ramazan ayı, Osmanlı Devleti'nde büyük bir coşkuyla karşılanan ve toplumun her kesiminde derin izler bırakan önemli bir dönemdi. Osmanlı halkı, Ramazan’a büyük bir heyecanla hazırlanır ve bu kutsal ay boyunca birçok gelenek ve ritüeli yaşatırdı. Ramazan ayının başladığı, hilali görenlerin şahitliğiyle duyurulur ve bu kişilere ödüller verilirdi. Toplumsal dayanışmanın en üst seviyeye çıktığı bu dönemde,…
