Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Konstantinopolis şehri, MS 324’te Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından kurulmuş ve 1000 yıldan fazla süre boyunca Doğu Roma veya daha sonra bilinen ismiyle Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olarak tarihe yön vermiştir. Zaman içerisinde birçok kuşatma, isyan ve işgale maruz kalan bu efsanevi şehir, özellikle Theodosius Surları ve Yunan Ateşi gibi savunma mekanizmalarıyla uzun yıllar boyunca “zapt edilemez” kabul edilmiştir. Ancak bu savunmalar, Osmanlı Padişahı II. Mehmed’in büyük toplarına karşı koyamamış ve 29 Mayıs 1453’te İstanbul, Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihi dönüm noktası olan 29 Mayıs 1453, sadece bir şehrin değil, bir çağın da sonunu simgelemiştir.

 

Fetih öncesinde Bizans yalnızca birkaç kasabadan oluşan zayıf bir imparatorluğa dönüşmüş, Osmanlı ise İstanbul’u kuşatmaya yönelik tüm hazırlıklarını tamamlamıştı. Rumeli Hisarı’nın inşası, büyük topların dökülmesi, karadan gemilerin Haliç’e indirilmesi ve aylar süren kuşatma süreci sonunda, surların gediklerinden içeri giren Osmanlı askerleri tarihin akışını değiştiren o büyük başarıya ulaştı. Ulubatlı Hasan’ın Osmanlı sancağını surlara dikmesi, zaferin simgesi haline geldi. İstanbul’un fethinden önce diğer Osmanlı sultanlarının yaptığı kuşatmaları “Osmanlı’nın İstanbul’u Fetih Yolculuğu” blogumuzda detaylıca anlatmıştık, buradan ulaşabilirsiniz. Bu kuşatma girişimleri, II. Mehmed’in fethine zemin hazırlayan önemli tarihi gelişmelerdir.

 

İstanbul’un fethi yalnızca Osmanlı’ya yeni bir başkent kazandırmadı, aynı zamanda bir çağın başlangıcı oldu. Fatih Sultan Mehmed’in Ayasofya’ya girerek burayı camiye çevirmesi, bu sembolik geçişin en önemli adımlarındandır. İstanbul’un fethiyle birlikte Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamıştır. Bu dönüm noktası, hem Osmanlı’nın yükselişine hız kazandırmış hem de Avrupa tarihinin seyrini etkilemiştir. Bizans’tan kaçan birçok sanatçı ve bilim insanı Avrupa’ya göç ederek Rönesans’ın filizlenmesine katkı sağlamıştır.

 

Bugün İstanbul, hala bu tarihi zenginliğin izlerini taşımakta, her köşesiyle bir medeniyetin mirasını yaşatmaktadır. Ayasofya’dan Topkapı Sarayı’na, Kapalıçarşı’dan Yedikule’ye kadar bu şehir, tarih severleri eşsiz bir yolculuğa davet eder.

 

Bu tarihsel atmosferi soluduktan sonra, İstanbul’un en gözde semtlerinden biri olan Nişantaşı Şakayık Sokak No:67 adresindeki İskender şubemize uğrayın, Bursa Döner Kebabı’nın tadıyla tarih yolculuğunuza lezzetli bir ara verin. Rezervasyon için bizi arayabilirsiniz.

 

Kaynakça:

www.worldhistory.org

www.islamveihsan.com

www.fatihpocan.com